14 Şubat
▼
Sayfalar
▼
20 Nisan 2020 Pazartesi
BÖĞÜRTLENLİ
"Biliyor musun, yaşamanın dayanılmaz bir hal aldığı zamanlarda içimizden birisi hikaye anlatmaya başlar. Hepimizin bininci kez dinlediği bir hikayedir. Yeri değildir. Ayıptır hatta. Yalnızlığımıza bir yalnızlık daha açacak bir hikayedir. Birden gülmeye başlarız. Saygısızlık olur mu hiç. İnsanın, acısını sevmesi için dünyaya ait bir tutamağa ihtiyacı oluyor. "
Biliyor musun, yaşamanın dayanılmaz bir hal aldığı bu zamanlarda, şu hepsi birbirinin aynı olan günlerin birinde oturdum bir pasta yaptım. Böğütlenli. Kreması patates püresi gibi oldu. Hele keki lastik gibi. Bıçak kesmiyor. Tadı, yapanın bile midesine oturuyor. Bulandırıyor diyemem. Midesine oturuyor. E üzüldüm tabi, zaten tatlılarda aram çok iyi değildir. Kırk yılda bir heves etmişim bir pasta yapayım demişim olanlara bak. Güzel olacaktı olsa ki. Hem de böğürtlenli.
Sonra mı? İçinde böğürtlen olmamasına dua ederek bir film açtım. "Julia & Julie " İnanılmaz keyifli bir yemek filmi. Tencereler havada uçuşuyor, yağlar cızırdıyor, soğanlar doğranıyor. Bazı tarifler çöpü boyluyor. Algıda seçicilik değil, yemin ederim bazı tarifler çöpü boyluyordu. Aklıma benim böğürtlenli pastam geliyor. Bu başarısızlığımı çerçeveletip duvara asacak değilim elbette ama minik bir özür diliyorum kendimden. Dünyanın en patates püresine benzer kremasıyla dünyanın en güzel böğürtlenlerini ziyan etmiş olabilirim ama bu bir daha böğürtlenli pasta yapmayacağım anlamına gelmiyor. Yapacağım. Aklım hala yapamadıklarımda. Fakat ufak bir sorunum var. Dolaptaki bu böğürtlenliyi nasıl yok edebilirim evdekilere çaktırmadan? Julie Powell direk çöpe atıyordu. Farklı şartlarda yaşıyoruz JULIA & JULİE!
ALPHA CENTAURI VE ŞÜKRÜ ERBAŞ
Bahçeden mis gibi taze nane kopardım, bi iki dilim de limon doğradım ama incecik. Bir bardak suyun içerisine koydum. Uzun ince bir bardak... Dibi yeşil renkte olanlardan. Ama bu şartlar altında hayatı sorgulayamam ki. Kaldı ki saat de çok ters. 12:32 . Hayat geç saatlerde sorgulanır. Erken saatlerde sorgulamaya çalışırsak aklımıza komik şeyler gelir daldan dala atlarız. Bunun bilinciyle Aşk-ı Memnu izlemeyi tercih ettim. Peki siz karantina sürecinde hayatı nasıl sorguluyorsunuz? Var mı içinizde gökyüzüne bakıp ALPHA CENTAURI yıldızı eşliğinde dünyanın sonuna dair kehanetler üreten? İçinde bir şiir patlayan ve diyaframlarına çarpa çarpa ilerleyen?
" Ölümü insan nasıl kabul eder tanrım
Ağaçlar yaşarken
Bulutlar yaşarken
Çocuklar yaşarken "
Bir anının kıskacına tutulan tam o anda? Gökyüzünün en güzel tonunu keşfettiği anda bir anının kıskacına tutulan var mı? Dün gökyüzünün en güzel tonunu yakaladığımdan emin olduğum zaman bulaşıkları yıkamak için koşturuyordum.
Yoksa ben de bir anıya asılıp kalacaktım.
"Dünya bitti diyecek bir gün zamanın sahibi
Gövdem bir yaşama acısı, geleceğim yanına
Taşa, toprağa, ota, böceğe
Karışa dönüşe yeniden başlayacağız hayata. "
Bahçeden mis gibi taze nane kopardım, bi iki dilim de limon doğradım ama incecik. Bir bardak suyun içerisine koydum. Uzun ince bir bardak... Dibi yeşil renkte olanlardan. Ama bu şartlar altında hayatı sorgulayamam ki. Kaldı ki saat de çok ters. 12:32 . Hayat geç saatlerde sorgulanır. Erken saatlerde sorgulamaya çalışırsak aklımıza komik şeyler gelir daldan dala atlarız. Bunun bilinciyle Aşk-ı Memnu izlemeyi tercih ettim. Peki siz karantina sürecinde hayatı nasıl sorguluyorsunuz? Var mı içinizde gökyüzüne bakıp ALPHA CENTAURI yıldızı eşliğinde dünyanın sonuna dair kehanetler üreten? İçinde bir şiir patlayan ve diyaframlarına çarpa çarpa ilerleyen?
" Ölümü insan nasıl kabul eder tanrım
Ağaçlar yaşarken
Bulutlar yaşarken
Çocuklar yaşarken "
Bir anının kıskacına tutulan tam o anda? Gökyüzünün en güzel tonunu keşfettiği anda bir anının kıskacına tutulan var mı? Dün gökyüzünün en güzel tonunu yakaladığımdan emin olduğum zaman bulaşıkları yıkamak için koşturuyordum.
Yoksa ben de bir anıya asılıp kalacaktım.
"Dünya bitti diyecek bir gün zamanın sahibi
Gövdem bir yaşama acısı, geleceğim yanına
Taşa, toprağa, ota, böceğe
Karışa dönüşe yeniden başlayacağız hayata. "
